Edebiyat

Kötü Şairler Kötü Şiir Yazdıkları için Kötü Değildir

   Alper Çeker       Mart 2026

Kötü Şairler Kötü Şiir Yazdıkları için Kötü Değildir

 

Bundan bin yıl önce okurlar ve yazarlar aynı kişilerdi. Okur-yazarlığın bir avuç insanla sınırlı olduğu dönemde yazarlar, diğer yazarlar için yazıyordu. Dolayısıyla da edebiyat, dönemin yüksek beğenisine hitap ediyordu.

18. yüzyılda Avrupa'da, 20. yüzyılda da bizde okur-yazarlık oranı arttı. 18. yüzyılda İngiltere'de malikânenin işlerini uşaklara ve hizmetçilere devreden boş zaman sahibi hanımlar, modayı takip etmek için roman okumaya başladılar. Yaklaşık iki yüz yıl sonra bizim Beyazıt'taki sahaflar çarşısında da acıklı roman var mı diye dükkânları dolaşan genç kızlar ortaya çıktı. Ali Şükrü Çoruk bir gün Cağaloğlu'nda bana, eskiden evlilik çağına gelen kızları övmek için ailelerin "bizim çocuğumuz roman okumaz" dediklerini anlatmıştı.

Daniel Defoe'dan Peyami Safa'ya çok sayıda edebiyatçı takma adla, para kazanmak için mevcudu yüksek ama beğeni seviyesi düşük bir kitleye hitap eden kitaplar yazdılar. Bu kitapların içerikleri genele hitap ediyordu ama işçilikleri yüksek edebiyatın niteliğine sahipti. Nitekim Peyami Safa'nın "Server Bedi" takma adıyla yazdığı çok satan polisiyelerinin dilindeki kusursuzluk karşısında insanların Türkçe özürlü Orhan Pamuk'a nasıl tahammül ettiğine hâlâ şaşıyorum.

Gelelim şiire... Sağlığında olmasa da öldükten sonra bazı şairler çok satmaya başladı. Bunların başında Cemal Süreya ve Turgut Uyar geliyor. Küçük İskender sağ iken çok sattı ama öldükten sonra kitaplarına duyulan ilgi sona erdi. Demek ki edebiyatta zaman zaman modalar ortaya çıkıyor. Moda, doğası gereği geçici. Çünkü zaman geçiyor. O halde moda olmayan yazarlar ve şairler, zaman ile kayıtlı değiller. 

Benim çocukluğumda Ece Ayhan şairlerin okuduğu şair, Bilge Karasu da yazarların okuduğu yazardı. Öldükten sonra da öyle kaldılar. İlhan Berk her buluşmamızda bana Ece Ayhan'ı anlatırdı. Kendisi İkinci Yeni'nin mucidi olduğu halde, Ece Ayhan'a hayrandı. Bilge Karasu'yu da hep yazar arkadaşlarımdan dinledim. Listeyi uzatabilirim: Osman Konuk'u Adnan Özer'den, Walt Whitman'ı İlhan Berk'ten, Velimir Hlebnikov'u da Ece Ayhan'dan öğrendim. Bu bağlamda İsmet Özel; gençleri pirinç bibloların altın olduğuna inandırarak, şiire büyük bir kötülük yaptı.                  

 

Yazar'a ait Diğer Yazılar

Alper Çeker

Alper Çeker 1972 yılında İstanbul'da doğdu. Kadıköy Anadolu Lisesini ve İstanbul Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. Osmanlıca'dan çeviriyazı ve sadeleştirmeler, Rusça ve İngilizce'den çeviriler yaptı. Telif eserleri arasında Gece Şehre Dedi ki, Reziller, Kurt Cobain ve Seatle Olayı, Devrana Girip Seyran Edelim ve Kan Kardeşi Tarantino vardır.

Öykü

Kama

Tüm Yazılar

Futbol

Tüm Yazılar